İkinci el bir araçta sonradan çıkan bir arıza, çoğu alıcının sandığından daha karmaşık bir hukuki tabloya oturur. Çünkü “ne kadar hakkınız olduğu” tek bir cevaba bağlı değildir: Aracı bir galeriden mi yoksa bir bireyden mi aldığınız, uygulanacak kuralları baştan belirler. Bu rehber, iki ayrı rejimi — ticaretle uğraşan işletmeden alımda geçerli garanti ve tüketici korumasını, şahıstan alımda geçerli Borçlar Kanunu hükümlerini — ayrı ayrı ele alıyor.
Galeriden mi, Şahıstan mı? Ayrımın Önemi
Belirleyici soru, satıcının kimliğidir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun yalnızca “tüketici işlemleri” için uygulanır. Kanun’un 3. maddesine göre tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden kişidir; satıcı ise ticari veya mesleki amaçlarla mal sunan taraftır. Yani bir galeriden (yetki belgeli işletmeden) araç aldığınızda hem tüketici mevzuatı hem de ikinci el ticaret yönetmeliği devreye girer. Aracı komşunuz gibi bireysel bir satıcıdan aldığınızda ise durum farklıdır; o ilişki genel hükümlere, yani Türk Borçlar Kanunu’na tabidir.
İşletmeden Alımda Zorunlu Garanti
13 Şubat 2018 tarihli ve 30331 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik, galeriden yapılan satışlara zorunlu bir güvence getirir. Yönetmeliğin 15. maddesine göre ikinci el otomobil ve motosikletin motor, şanzıman, tork konvertörü, diferansiyel ve elektrik sistemi, satış tarihinden itibaren 3 ay veya 5.000 kilometre işletmenin garantisi altındadır. Bu süre içinde çıkan bir arızanın giderilme masrafı işletmeye aittir ve arıza otomobilde azami 30 iş günü, motosiklette azami 20 iş günü içinde giderilir; tamir süresi garanti süresine eklenir.
Bu garanti sınırsız değildir. Yönetmelik uyarınca 8 yaş veya 160.000 kilometrenin üzerindeki araçlar kapsam dışındadır. Ayrıca üreticinin veya ithalatçının garantisi hâlâ devam eden araçlar için bu ek garanti uygulanmaz. Normal aşınma, kullanım hatası, kaza, bakımsızlık gibi sebeplerden doğan arızalar da güvencenin dışındadır.
Ekspertiz Raporu ve Kapsam Dışı Haller
Aynı yönetmeliğin 14. maddesi, satıştan hemen önce yetki belgeli bir işletmece ekspertiz raporu alınmasını ve bir nüshasının alıcıya teslim edilmesini öngörür. Rapor; aracın özelliklerini, arıza ve hasar durumunu ve kilometre bilgisini içerir. Buradaki kritik nokta şudur: Ekspertiz raporunda belirtilmiş bir arıza ile satış anında alıcının bilerek kabul ettiği kusurlar, garanti kapsamının dışında bırakılır. Bu yüzden aracı teslim almadan önce raporu dikkatle okumak ve tramer ile kilometre geçmişini bağımsızca doğrulamak önemlidir. Devir öncesi kontrol adımları için ikinci el araç alırken kontrol listesi rehberinden, geçmiş hasar için tramer hasar kaydı sorgulama ve araç km kaydı sorgulama rehberlerinden yararlanabilirsiniz.
Ayıplı Mal: Tüketicinin Seçimlik Hakları
Yönetmelik garantisinin yanında, tüketici işlemi sayılan satışlarda 6502 sayılı Kanun’un ayıplı mal hükümleri de geçerlidir. Kanun’un 8. maddesine göre ayıplı mal, teslim anında sözleşmeye aykırı olan; taşıması gereken özellikleri taşımayan maldır. Böyle bir mal karşısında tüketiciye 11. madde dört seçimlik hak verir: sözleşmeden dönerek aracı iade edip bedeli geri almak, ayıp oranında bedel indirimi istemek, aracın ücretsiz onarımını istemek veya ayıpsız bir misli ile değişimini talep etmek.
İspat açısından güçlü bir koruma da vardır: 10. madde uyarınca teslim tarihinden itibaren ilk 6 ay içinde ortaya çıkan ayıbın teslim anında var olduğu kabul edilir ve aksini kanıtlama yükü satıcıya geçer. Zamanaşımı ise 12. maddeye göre kural olarak 2 yıldır; ikinci el mallarda satıcının sorumluluğu 1 yıldan az olacak şekilde daraltılamaz.
Şahıstan Alımda: Borçlar Kanunu
Aracı ticaretle uğraşmayan bir bireyden aldıysanız tüketici koruması ve galeri garantisi devreye girmez. Bu durumda satıcının ayıptan sorumluluğu, Türk Borçlar Kanunu’nun satış sözleşmesine ilişkin hükümlerine (m.219 ve devamı) göre belirlenir. Alıcının, aracı teslim aldıktan sonra makul sürede gözden geçirip ortaya çıkan ayıpları satıcıya bildirmesi beklenir.
Bireysel satışlarda taraflar “görüldüğü gibi satış” veya ayıptan sorumsuzluk kaydı üzerinde anlaşabilir. Ancak bu anlaşmanın önemli bir sınırı vardır: Satıcı ayıbı hile ile gizlemişse ya da ağır kusurluysa, sorumsuzluk anlaşması geçersiz sayılır ve alıcının hakları korunur. Yani “olduğu gibi sattım” ifadesi, bilerek gizlenmiş bir kusuru her zaman örtmez.
Uyuşmazlık Çıkarsa
Galeriden alımda uyuşmazlık, tüketici hakem heyeti ve tüketici mahkemesi yoluyla çözülür; başvuru için geçerli parasal sınırlar her yıl güncellendiği için güncel eşiği başvuru öncesinde Ticaret Bakanlığı’ndan teyit etmek gerekir. Şahıstan alımda ise uyuşmazlık genel görevli hukuk mahkemelerinde görülür. Her iki halde de en güçlü dayanağınız, satış öncesi alınan ekspertiz raporu, teslim belgesi ve satıcının verdiği yazılı beyanlardır — bu belgeleri saklamak, olası bir anlaşmazlıkta iddianızı ispatlamanın temelidir.